Kendi İthaka’na Yelken Açmak.

Antik Yunanca’da köklere ve yuvaya dönüş anlamına gelen Nostos ile varoluşun nihai amacını simgeleyen Telos, insanın dünya üzerindeki en derin varoluşsal arayışını tanımlar. Seyahat etmek, dışarıdan bakıldığında evden uzaklaşmak gibi görünse de gerçek seyahat; insanın kendi içsel evine, kaybettiği dengesine ve nihai anlamına geri dönme çabasıdır. Bu bağlamda Anadolu gibi kadim coğrafyalar; antik çağın patikalarından saklı vadilerin sessizliğine kadar, sadece tarihi birer gezi olmaktan çıkar ve büyük bir arayışa dönüşür.

Bu arayış ilk olarak Odysseus’un kararlılığında biçim bulur; onun Nostos’u, unutuşa karşı verilen amansız bir mücadele ve geçmişte kalan otantik benliği yeniden kazanma iradesidir. Lotus Yiyenlerin sunduğu uyuşmayı ya da Calypso’nun vaat ettiği acısız ölümsüzlüğü sırf kim olduğunu unutmamak için reddeden Odysseus gibi, antik kentlerin ve tarihi yolların arasında yürürken bizler de gürültüyü reddeder, unuttuğumuz öz değerlerimize ve kendi içsel İthaka’mıza geri döneriz.

Ancak bu arayışta hayat bazen eski evlerimizi küllere çevirir ve tam da bu noktada Aeneas’ın Nostos’u devreye girer. Yanan Truva’dan geriye bir daha dönemeyen Aeneas, geçmişin mirasını sırtlayarak geleceğe yürür; duyduğu derin özlemi yepyeni bir vizyona, yeni bir merkeze dönüştürür. Truva surlarından Akdeniz’in ve antik dünyanın derinliklerine uzanan yollarda, hayatında kırılmalar yaşayan ruhlar için geçmişin yasını tutmayı değil, geleceğin kurucu iradesini işlemeyi esas alırız.

Varılacak bir hedef ya da dönülecek bir geçmiş kalmadığında ise, Sisyphus’un içsel Nostos’u belirir. Onun evi artık fiziksel bir mekan değil, sonsuz dağın yamacında kayanın peşinden aşağı inerken yakaladığı o birkaç saniyelik duraklama, kendi bilinci ve "şu an" üzerindeki mutlak hakimiyetidir. Zamansız bir antik kentin sütunları arasında gün batımını sessizce izlerken ya da bir bağ evinde aceleye gelmeyen sohbetlerde, hiçbir yere yetişmeye çalışmadan sadece var olmanın ve yavaşlamanın lüksünü deneyimleriz.

NOSTOS TELOS, işte bu üç insanlık durumunu medeniyetlerin kadim hafızasıyla harmanlayan, gürültüden uzak felsefesiyle sunan kültürel bir atölyedir. Acelesiz ritmi, kalabalıklardan izole edilmiş yapısı ve felsefi derinliğiyle NOSTOS TELOS, anlamın denizin sonunda bekleyen bir ödül olmadığını bizlere gösterir.

Çünkü insan, her zaman kendi evine ve nihai gayesine doğru yelken açmaktadır.


Nostos Telos Nedir

Mert Tuncer

Ankara’da Mütercim Tercümanlık eğitimini tamamladı. Eğitiminin ardından Siena Üniversitesi’nde (İtalya) Avrupa Çalışmaları alanında yüksek lisans derecesini aldı. Şu anda Kapadokya Üniversitesi Turist Rehberliği bölümünde yüksek lisans çalışmalarını sürdürmektedir.

İleri düzeyde İngilizce ve İtalyanca, orta düzeyde Fransızca bilmektedir.

Siena'da yaşadığı dönemden bu yana profesyonel olarak fotoğrafçılık yapan Mert Tuncer; üretimine akademik ve kültürel araştırmalarını tarih, kültür ve görsel hikaye anlatıcılığı odağında birleştirerek devam etmektedir.